4 Nisan 2026 Cumartesi

Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da-Yılmaz Parlar

  Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da

Volarik Şarapları Görkemli Lansmanla Tanıtıldı

İstanbul’da Bir İlk, Czech Wine Challenge ile Çek ve Moravya Rüzgârı

Çek Cumhuriyeti’nin köklü şarap kültürü, İstanbul’da düzenlenen prestijli bir lansmanla şarap tutkunlarıyla buluştu. Vinařství Volařík Mikulov firmasına ait Volarik şaraplarının tanıtımı, 3 Nisan 2026 Cuma akşamı Caddebostan’daki Catch Restaurant ev sahipliğinde ve Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu himayelerinde gerçekleştirildi.



Gecede, İstanbul’da ilk kez düzenlenen Czech Wine Challenge etkinliği kapsamında Çek ve Moravya şarapları davetlilere sunuldu.

Başkonsolos Olga Hajflerová’dan Anlamlı Açılış Konuşması
Gecenin açılış konuşmasını Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová yaptı. Konuşma, Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik tarafından Türkçeye çevrildi.

Hajflerová konuşmasında, Çek ve Moravya şarapçılığının 9. yüzyıla uzanan köklü geçmişine vurgu yaparak, bu zengin mirası İstanbul’da tanıtmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Ayrıca davetlilere sunulan şarapların, 1794’ten bu yana üretim yapan Květná cam atölyesinde el işçiliğiyle hazırlanan özel kadehlerde servis edilmesi geceye ayrı bir zarafet kattı.



Volarik Şaraphanesi

Gelenekten Geleceğe Uzanan Bir Başarı Hikayesi
Mikulov bölgesinin önemli üreticilerinden Vinařství Volařík, kökleri II. Dünya Savaşı dönemine uzanan bir aile geleneğini temsil ediyor. Markanın modern yolculuğu ise 2007 yılında, kurucu Mühendis Miroslav Volařík ile başladı.

Toplam 80 hektarlık bağ alanına sahip olan şaraphane, bunun 4,2 hektarında organik üretim gerçekleştiriyor. Özellikle beyaz şaraplarıyla öne çıkan marka; terroir (toprak karakteri) odaklı üretim anlayışıyla dikkat çekiyor.



Kotelna, Zelezna, Orechova Hora, Vestonsko ve Purmice gibi özel bağlardan elde edilen şaraplar; aroma, denge ve karakter açısından uluslararası arenada önemli başarılar elde etmiş durumda.

Şaraphane; “Yılın Şarap Üreticisi”, “Şarap Kralı” ve “Valtice Şarap Pazarı Şampiyonu” gibi prestijli ödüllerle kalitesini kanıtladı.



Bağlardan Sofralara

Seçkin Üzüm Çeşitleri
Volarik’in üretiminde öne çıkan başlıca üzüm çeşitleri arasında:
Welschriesling, Riesling, Grüner Veltliner ve Pálava yer alıyor.



Bunun yanı sıra Chardonnay, Sauvignon, Merlot, Pinot Blanc, Gewürztraminer ve Blaufrankisch gibi geniş bir yelpazede üretim yapılması, markanın çeşitlilikteki gücünü ortaya koyuyor.



Diplomasi ve Lezzetin Buluştuğu Gece

Gece boyunca Başkonsolos Yardımcısı Rene Danek, asistan Jakub Dluhosch ve Tolga Çevik’in konuklarla birebir ilgilenmesi, etkinliğe samimi ve sıcak bir atmosfer kazandırdı.

Etkinlikte toplam 11 farklı şarap tadımı gerçekleştirilirken, davetlilere diledikleri şişeyi deneyimleme imkânı sunuldu.



Radana Stahalova Volarik Şaraplarının Sırrını Anlattı

Vinařství Volařík’in Mühendisi ve İhracat Müdürü Radana Stahalova ile gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, markanın üretim felsefesi ve üzüm çeşitliliği hakkında çarpıcı bilgiler paylaşıldı.

Stahalova, Volarik şaraphanesinin temel yaklaşımının “terroir odaklı üretim” olduğunu vurgulayarak, her bağın kendine özgü karakterini şaraplara yansıtmayı hedeflediklerini belirtti. Özellikle Moravya bölgesinin mikroklima avantajlarının, üzümlerin aromatik zenginliğini doğrudan etkilediğini ifade etti.

Stahalova, “Biz sadece şarap üretmiyoruz; her şişede toprağın hikâyesini, iklimin etkisini ve insan emeğini sunuyoruz” sözleriyle Volarik markasının ruhunu özetledi.

Kültür, Gelenek ve Lezzetin Kutlaması
Bu özel lansman, yalnızca bir şarap tanıtımı olmanın ötesine geçerek; Çek kültürü, tarih ve zanaatkârlığın modern yorumuyla İstanbul’da hayat bulduğu bir buluşma olarak hafızalara kazındı.

Gece, geçmiş ile geleceği birleştiren Çek ve Moravya şaraplarının onuruna kaldırılan kadehlerle son buldu.

yilmazparlar@yahoo.com

The Elegance of Czech Winemaking in Istanbul

Volarik Wines Introduced with a Grand Launch

A First in Istanbul: Czech and Moravian Breeze with Czech Wine Challenge

The rich wine culture of the Czech Republic met wine enthusiasts at a prestigious launch event held in Istanbul. Volarik wines from Vinařství Volařík Mikulov were introduced on the evening of Friday, April 3, 2026, hosted by Catch Restaurant in Caddebostan under the auspices of the Consulate General of the Czech Republic in Istanbul.

During the event, Czech and Moravian wines were presented to guests במסגרת the Czech Wine Challenge, organized for the first time in Istanbul.

A Meaningful Opening Speech by Consul General Olga Hajflerová

The opening speech of the evening was delivered by Olga Hajflerová, Consul General of the Czech Republic in Istanbul. The speech was translated into Turkish by Tolga Çevik, Head of Political Affairs and Press.

In her speech, Hajflerová emphasized the deep-rooted history of Czech and Moravian winemaking dating back to the 9th century, expressing pride in introducing this rich heritage to Istanbul.

Additionally, the wines served to guests in specially handcrafted glasses produced by the Květná glass workshop, with a history dating back to 1794, added an extra touch of elegance to the evening.

Volarik Winery
A Success Story from Tradition to the Future
Vinařství Volařík, one of the key producers of the Mikulov region, represents a family tradition rooted in the World War II era. The brand’s modern journey began in 2007 under the leadership of its founder, Engineer Miroslav Volařík.

With a total vineyard area of 80 hectares, 4.2 hectares of which are dedicated to organic production, the winery stands out particularly for its white wines and its terroir-focused production philosophy.

Wines produced from prestigious vineyards such as Kotelna, Zelezna, Orechova Hora, Vestonsko, and Purmice have achieved significant international success in terms of aroma, balance, and character.

The winery has proven its quality with prestigious awards such as “Winemaker of the Year,” “Wine King,” and “Valtice Wine Market Champion.”

From Vineyards to Tables
Distinguished Grape Varieties

Among the primary grape varieties used in Volarik’s production are:
Welschriesling, Riesling, Grüner Veltliner, and Pálava.

In addition, the production of a wide range of varieties such as Chardonnay, Sauvignon, Merlot, Pinot Blanc, Gewürztraminer, and Blaufrankisch highlights the brand’s diversity and strength.

A Night Where Diplomacy Meets Taste

Throughout the evening, Deputy Consul General Rene Danek, assistant Jakub Dluhosch, and Tolga Çevik personally engaged with guests, creating a warm and friendly atmosphere.

A total of 11 different wines were presented during the event, offering guests the opportunity to experience a wide range of flavors and choose their preferred bottles.

Radana Stahalova Reveals the Secret of Volarik Wines

In our exclusive interview with Radana Stahalova, Engineer and Export Manager of Vinařství Volařík, striking insights were shared about the brand’s production philosophy and grape diversity.

Stahalova emphasized that the core approach of the Volarik winery is “terroir-driven production,” aiming to reflect the unique character of each vineyard in every wine. She noted that the microclimate advantages of the Moravian region directly influence the aromatic richness of the grapes.

Summarizing the spirit of the brand, Stahalova stated:
“We do not just produce wine; in every bottle, we present the story of the soil, the impact of the climate, and human craftsmanship.”

A Celebration of Culture, Tradition, and Taste
This special launch went beyond being a wine introduction event, becoming a memorable gathering where Czech culture, history, and craftsmanship came to life in Istanbul through a modern interpretation.

The night concluded with glasses raised in honor of Czech and Moravian wines, symbolizing the connection between past, present, and future.

yilmazparlar@yahoo.com

14 Şubat 2026 Cumartesi

Gia Agirba’nın Khachapuri’si Guinness’e Göz Kırpıyor-Yılmaz Parlar

  

Gia Agirba’nın Khachapuri’si Guinness’e Göz Kırpıyor

Kültür Danışmanı Meri Diasamidze’nin Rehberliğinde Unutulmaz Bir Lezzet Yolculuğu

Gürcistan gezimizin en unutulmaz anlarından biri, Kültür Danışmanı Meri Diasamidze’nin zarif rehberliğiyle gerçekleşti.

Kendisi sadece kültürel bilgisiyle değil, bölgenin gerçek ruhunu hissettiren yönlendirmeleriyle de bizi en doğru adrese götürdü:

Foodhall Borani.

Efsanenin Sahibi, Gia Agirba ve Khachapuri Sanatı

Foodhall Borani’nin sahibi Gia Agirba, Batum’un gastronomi dünyasında adeta yaşayan bir efsane. Onu farklı kılan sadece Khachapuri yapması değil, onu bir ritüele, bir ustalık gösterisine dönüştürmesi.

Hamuru kendi elleriyle açıyor,

Her adımda yılların birikmiş tecrübesi hissediliyor,

Ortaya çıkan lezzet ise kelimenin tam anlamıyla Batum’un imzası.

Gia Agirba’nın 3 metre ve 11 metre uzunluğunda Khachapuri yaptığı fotoğrafları gururla göstermesi, aslında onun ne kadar büyük bir rekora göz kırptığını açıklıyor.

Guinness rekorunu için ilgili kimselere bidirmemiş olsa da, bu potansiyeli gerçekleştirmesi gerektiğini bizzat önerdim.

Çünkü onun elinden çıkan Khachapuri sadece yemek değil, kültürel bir miras.

Aynı Malzeme, Farklı Lezzet – Sır Nerede?

Khachapuri birçok yerde yapılabilir, malzemeler benzerdir: hamur, peynir, tereyağı…


Peki neden Gia Agirba’nınki bir başka?

Sır şunlarda gizli;

Ustalığın verdiği hamur tekniği – inceliği, dokusu, pişirme ustalığı

Doğru ısıyı ve zamanlamayı bilmek

Bölgenin kendi peyniriyle kurduğu bağ

En önemlisi, Aşkla ve gelenek bilinciyle pişirmek

İşte bu yüzden Batum’da güzel bir söz dolaşır:
“Batum’a gelip Gia Agirba’nın Khachapuri’sini tatmayan, Batum gezisini tamamlamamış sayılır.”

Bu söz, onun lezzetinin şehir kültürüne nasıl kazındığının en güçlü kanıtı.

Meri Diasamidze’ye Özel Teşekkür

Bu eşsiz deneyime vesile olan Kültür Danışmanı Meri Diasamidze, bölgede kültürel hizmeti ile gastronomiyi bir araya getiren özel bir isim. Misafirlerine sadece yer göstermiyor; bölgenin ruhunu, hikayesini, insanını tanıtıyor.
Onun sayesinde bu efsane lezzeti yerinde tattık ve Batum’un kalbini hissettik.

yilmazparlar@yahoo.com

Batumi’s Legendary Flavor

Gia Agirba’s Khachapuri is Winking at Guinness!

An Unforgettable Culinary Journey Guided by Cultural Advisor Meri Diasamidze

One of the most unforgettable moments of our trip to Georgia took place under the elegant guidance of Cultural Advisor Meri Diasamidze.
She led us to the right place not only with her cultural knowledge but also with her insights that allowed us to feel the true spirit of the region: Foodhall Borani.

The Master Behind the Legend: Gia Agirba and the Art of Khachapuri

Gia Agirba, the owner of Foodhall Borani, is practically a living legend in Batumi’s gastronomic world. What sets him apart is not only making Khachapuri but turning it into a ritual, a true display of craftsmanship.

He rolls the dough with his own hands,

You can feel years of accumulated skill in every step,

And the resulting flavor is nothing short of Batumi’s signature.

Gia Agirba proudly shows photos of the 3-meter and 11-meter Khachapuri he made, which clearly demonstrates how close he is to a remarkable record.
Although he has not officially submitted it to the relevant Guinness authorities, I personally advised him to pursue this potential.
Because the Khachapuri he creates is not just food, it is cultural heritage.

Same Ingredients, Different Taste – What’s the Secret?

Khachapuri can be made in many places, and the ingredients are similar: dough, cheese, butter…
So why is Gia Agirba’s Khachapuri different?

The secret lies in:

The dough technique shaped by mastery ,its thinness, texture, and precise baking

Knowing the right temperature and timing

The bond he creates with the region’s authentic cheese

And most importantly, cooking with love and a deep sense of tradition

This is why you hear a beautiful saying in Batumi:
“Anyone who comes to Batumi and hasn’t tasted Gia Agirba’s Khachapuri hasn’t truly completed their Batumi trip.”

This phrase is the strongest proof of how deeply his flavor has become embedded in the city’s culture.

A Special Thanks to Meri Diasamidze

Cultural Advisor Meri Diasamidze, who made this unique experience possible, is a remarkable figure bringing together cultural service and gastronomy in the region. She does not merely guide her guests to locations; she introduces them to the soul, the story, and the people of the region.
Thanks to her, we tasted this legendary flavor at its source and felt the heart of Batumi.

yilmazparlar@yahoo.com  



#GiaAgirba, #Khachapuri, #Batum, #GeorgiaFood, #FoodhallBorani, #MeriDiasamidze, #Gastronomi, #GürcistanLezzetleri, #TravelGeorgia, #BatumYemek, #KhachapuriEfsanesi, #GastronomiRotası,

#Batumi, #GiaAgirba, #Khachapuri, #FoodhallBorani, #GeorgianCuisine, #BatumiFood, #MeriDiasamidze, #CulinaryJourney, #GeorgianGastronomy, #TasteOfBatumi,


7 Ekim 2025 Salı

GastroShow 2025’te Göze çarpan Stantlar-Yılmaz Parlar

  

GastroShow 2025’te Gastronomi ve Sağlık Bir Arada

Bu yılki GastroShow 2025, “Sağlık” temasıyla bir gastronomi şöleni niteliğindeydi; hem lezzeti hem yenilikçi fikirleriyle öne çıkan stantlar ve sürpriz uygulamalarla katılımcıların beğenisini kazandı.

Başkanlığını Gürkan Boztepe’ nin Yaptığı GTD Gastronomi Turizm Derneği tarafından düzenlenen, GastroShow 2025, bu yıl “Sağlık” temasıyla 6 Ekim 2025 Pazartesi günü Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’da gerçekleştirildi.

Lezzet, Teknoloji ve Yerel Zenginlikler Sahneye Çıktı

Öne Çıkan Stantlar ve Sürpriz Sunumlar

VitaMarin/ Öz Sağdıçlar Balıkçılık
Türkiye’nin deniz ürünleri tedarikçilerinden biri olan Öz Sağdıçlar Balıkçılık, Horeca kanalına yönelik toptan balık temininde sektöründeki konumunu pekiştirdi.

Ancak fuarda sadece tedarik vurgusu yoktu: alabalık yetiştiriciliği ve ihracat faaliyetleri ile sürdürülebilir üretim anlayışını sergilediler; “tazelik, kalite, sürdürülebilir üretim” gibi kavramları stant iletişimlerinde öne çıkardılar.

Kalbur Et Kebap
İstanbul Ümraniye’de 15 yıldır hizmet veren Kalbur Et Kebap, geleneksel Türk mutfağını modern çizgilerle buluşturdu. Özellikle Adana satır kıyması, küşleme, mini biftek, incik, tandır ve Kars-Ardahan yöresinin doğal ortamda yetişen kaz etiyle hazırlanan özel tarifleriyle ziyaretçileri etkilemeyi başardı.

Mekânın mimari kimliği ve atmosferi, kurucusu Metin Akdemir ile mimar eşi Merve Akdemir’in ortak vizyonuyla şekillenmişti.

Psikolog Didar Bademci
Fuar bağlamında pek sık rastlanan bir yaklaşım: Psikoloji teması. Didar Bademci’nin stantında, “insan sağlığı ve beslenme-duygu ilişkisi” odaklı mesajlar, stres, yeme bozuklukları ve psikolojik direnç üzerine kısa bilgilendirmeler yer aldı.

Eğitimli danışmanlık hizmeti veren Didar Bademci, fuar süresince ziyaretçilerin sorularını yanıtlayarak “Sağlık = Fiziksel + Ruhsal Denge” hattında farkındalık yarattı.

Armiya Teknoloji
Teknoloji sponsoru olarak fuarda dikkat çeken Armiya Teknoloji, giriş alanında Geçiş360 yazılımı ile entegre turnike geçiş kontrol sistemini sundu. Dijital QR kodlu yaka kartlarıyla hızlı, güvenli bir geçiş deneyimi sağlandı.

Ayrıca çok şubeli işletmelere yönelik CharismaFMS Yönetim Yazılımı, stant ziyaretçilerinden büyük ilgi gördü. Hem geçiş teknolojileri hem de dijital yönetim çözümleri ile Armiya, fuar boyunca “öne çıkan markalar” arasında yer aldı.

Ayıntap Baklavaları
Gaziantep merkezli Ayıntap Baklava (Ayıntap Baklavaları), stantta geleneksel Antep baklavasını hijyen ve kalite vurgusu ile sergiledi. 1984’ten bu yana üretim yapan firma, kalite standartlarını koruyan üretim süreçleriyle Türkiye’nin farklı bölgelerine ve yurtdışına yayılma hedefiyle biliniyor.

Erzurum Belediyesi / Erzurum Mutfağı
Erzurum’dan gelen ekip, kent kahvaltısı kültürünü ve yöresel ürünlerle gastronomi kimliğini öne çıkardı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönemde düzenlediği Erzurum Kahvaltı Festivali örnek gösterilerek, 55 yöresel ürünle tanıtıma çıkan stant, ziyaretçilerden hayranlık aldı. Erzurum mutfağının zenginliği, coğrafi işaretli ürünleri ve kahvaltı çeşitliliği ile tanıtıldı; gastronomi üzerinden şehir markalaşmasına yaptıkları vurgu dikkat çekiciydi.

Maraş Dondurması Showu
GastroShow’da adeta görkemli bir “dondurma sahnesi” kuruldu: kilolarca Maraş dondurması, döner kebap formunda asılarak kesilip ikram edildi. Bu sunum, ziyaretçilerin ilgisini çektiği gibi basında da geniş referans buldu.

Maraş dondurması, uluslararası gastronomi platformu TasteAtlas tarafından “Dünyanın En İyi Soğuk Tatlısı” seçilmişti. Bu unvan, fuardaki görsel ve tat deneyimiyle uyumlu şekilde ziyaretçilerde “gurur ve merak” duygusu yarattı.

Bu yılki GastroShow, “sağlık” temasıyla yalnızca yemek sunumlarını değil, gastronomi, psikoloji, teknoloji ve yerel kültür harmanını bir sahnede topladı.

Ziyaretçiler hem damaklarına hem de zihnine hitap eden içeriklerle karşılaştı. Stant sahipleri inovatif yaklaşımlar ve estetik sunumlarla dikkat çekti.

Bu tür etkinliklerin gastronomi turizmi açısından hem şehir markalarını hem yerel üreticileri beslediğini, kültürel mirası canlı tuttuğunu bir kez daha gördük.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Ekim 2025 Perşembe

Güvenilir Ürün Göze Çarpan Standlar-Yılmaz Parlar

 Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde Girişimciler ve Kooperatifler Parladı

Türkiye’nin geleceği, üretimin gücünü ortaya koyan girişimcilerde ve kooperatiflerde saklıdır. Onların emekleri yalnızca ticaret değil, aynı zamanda bir ülkenin vizyonudur.

Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı ve Başkan Yardımcısı Elif Attepe’nin takdire şayan emekleriyle gerçekleşen, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi, 1 Ekim 2025 Çarşamba günü Florya Crowne Plaza Hotel’de yapıldı. Zirve kapsamında Türkiye bölgelerinden çok sayıda girişimci ve kooperatifler stand açtılar

Quince Land Zeytinyağları, İlknur Tunç’tan Ege’nin Saf Lezzeti

İlknur Tunç’un markası Quince Land, zirvenin en çok ilgi gören standlarından biri oldu.
Ege’nin bereketli topraklarında üretilen natürel sızma zeytinyağları, hem kalitesi hem de doğallığıyla ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Zeytinyağının sofraların vazgeçilmezi olmasının ötesinde, sağlıklı yaşamın anahtarı olduğunu hatırlatan Tunç’un ürünleri, “gerçek Ege lezzetini” zirveye taşıdı.

EMA Gourmet Love, Hafize Kayış ile Glutensiz Çorbalar Sofralarda

Sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Hafize Kayış, geliştirdiği glutensiz çorbalarla zirvede öne çıktı.
Çölyak hastaları ve gluten intoleransı yaşayan bireyler için güvenli alternatifler sunan EMA Gourmet Love, mercimekten sebzeye, mantardan tarhanaya kadar geleneksel tatları glutensiz formda sofralara getiriyor. Hafize Kayış, bu yenilikçi ürünleriyle hem güvenliği hem de lezzeti bir araya getirmeyi başarıyor.

Beylerbeyi Pizza, Sezer Akkuş’tan Kadın Girişimcilik Başarısı

Şef Necla Akkuş’un ellerinden çıkan renkli pizza tabanları, zirvede en çok konuşulan ürünler arasındaydı.
Ispanaklı yeşil, havuçlu turuncu, pancarlı kırmızı hamurlarıyla görsel şölen sunan Beylerbeyi Pizza, tamamen el açımı ve doğal malzemeleriyle dikkat çekiyor. Bir kadın girişimcinin azmiyle yükselen marka, hem bireysel müşterilere hem de otel ve restoranlara hizmet vererek İstanbul’un gıda sektöründe ilham verici bir başarı hikâyesi yazıyor.

Eğitimden Ticarete, Beylikdüzü’nden Gençler Zirvede

Beylikdüzü Şehit Şafak Evren Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri,gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim vizyonunu taşıyan projeleriyle zirvede yer aldı.
Okul Müdürü Gülbanu Güngör gayretleri ile Coğrafi işaretli ürünlerle hazırladıkları reçeteler beğeni toplarken, Nallıhan iğne oyasıyla süsledikleri epoksi tepsiler ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti. Bu katılım, gençlerin hem mesleki eğitim hem de girişimcilik yolunda önemli bir adımı oldu.

Sarıyer İçecek, Oğuz Holding’ten Güven ve Kalite Sözü

Oğuz Holding çatısı altındaki Sarıyer İçecek, Güvenilir Ürün Platformu’na katılımıyla kalite anlayışını tescilledi.


Yerli sermaye ile büyüyen marka, hijyen ve kalite standartlarına uygun üretimiyle dikkat çekti. Tüketicilere sundukları her ürünün arkasında olduklarını vurgulayan yetkililer, “Güven ve kalite önceliğimizdir” mesajını zirveden duyurdu.

Muça Balları: Doğallığın ve Güvenin Simgesi

Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde dikkat çeken standlardan biri de Muça Balları oldu. Doğanın sunduğu en saf armağanı hiçbir katkı ve hile olmadan sofralara taşıyan marka, doğallık, emek ve güven vurgusuyla öne çıktı.

Firma temsilcileri, “Biz arılarımıza sadece üretici gözüyle değil, bir emanet gözüyle bakarız. Onların emeğine duyduğumuz saygı, balımızın kalitesine yansır” diyerek markalarının felsefesini açıkladı.

Tescilli markalarıyla güvence sunan Muça Balları, petek baldan süzme bala, karakovan balından polene kadar geniş ürün yelpazesiyle doğallığın simgesi olduklarını belirtti.

Yetkililer, “Muça Balları’nı tercih etmek, sadece bir bal değil; emeği, doğayı ve sağlığı seçmektir” mesajıyla tüketicilere seslendi.

Caria Organic, Aydın ve Milas’tan Doğal Sağlık

Gizem Karayel’in markası Caria Organic, coğrafi işaretli incir, zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere tamamen doğal ürünleriyle zirvede fark yarattı.
Hiçbir kimyasal, renklendirici veya tatlandırıcı kullanmadan üretilen bu ürünler; sindirim sisteminden kalp sağlığına, kemik gelişiminden bağışıklığa kadar birçok faydasıyla öne çıktı.
Kendi soframıza koymadığımız ürünü size tavsiye etmiyoruz” diyen Karayel, doğallığı bir yaşam felsefesi haline getirdi.

Girişimciler ve kooperatifler, Anadolu’nun bereketini markalaştırarak dünyaya taşıyan en güçlü kahramanlarımızdır. Onların emeğini desteklemek, geleceğe yatırım yapmaktır.

yilmazparlar@yahoo.com

GastroShow "Sağlık" Temasıyla Kapılarını Açıyor-Yılmaz Parlar

  

Unutulmaz bir lezzet ve vizyon yolculuğu başlıyor

Gastronomi ve Turizmin Zirvesi GastroShow 2025, "Sağlık" Temasıyla Kapılarını Açıyor!


GastroShow artık sıradan bir fuar değil; Türkiye'nin yumuşak gücünün en leziz haliyle sahneye çıktığı bir diplomasi ve ekonomi zirvesidir.

Bu yılki "Sağlık" teması, dünya gastronomi trendlerini yakalamakla kalmıyor, Anadolu'nun kadim şifalı mutfak kültürünü de küresel bir marka değerine dönüştürme potansiyeli taşıyor.

Ticaret Bakanlığı'ndan valiliğe, DEİK'ten THY'ye kadar tüm dev aktörlerin bir arada olması, bu işin sadece "aşçıların işi" olmadığını, ülke stratejisi haline geldiğini gösteriyor.

 Özellikle Rusya ve Hırvatistan gibi kritik turizm kaynaklarından üst düzey katılım, gastronomi turizminin Türkiye için yeni bir "uçak bileti" olduğunun kanıtı. Bu etkinlik, Türk mutfağının dünya sahnesinde hak ettiği yeri alması için atılmış en güçlü adımlardan biridir.

Gastronomi Ve Turizmin Buluşma Noktası Gastroshow 2025

Türk gastronomisini küresel arenada taçlandırmayı hedefleyen en prestijli organizasyonlardan biri olan GastroShow 2025, bu yıl "Sağlık" teması ile 6 Ekim 2025 Pazartesi günü Swissôtel The Bosphorus, İstanbul'da gerçekleştirilecek.

New York'tan Dubai'ye uzanan 10 yıllık küresel etkisiyle gastronomi turizminin öncüsü olan etkinlik, bu yıl dünyada 7'nci, Türkiye'de ise 3'üncü kez düzenleniyor.

Küresel Buluşma Noktası

GastroShow 2025, gastronomi ve turizm sektörlerinin tüm paydaşlarını, yatırımcılarını, şeflerini ve basınını İstanbul'da bir araya getirerek, sektörler arası ticari iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Etkinlik, Türk mutfağını dünyaya doğru şekilde tanıtmanın yanı sıra, gastronomiyi kültürel bir değer olarak öne çıkarmayı ve sağlık, sürdürülebilirlik ve beslenme ilişkisine odaklanarak sektöre yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.

Sektörün Lider İsimleri Tek Çatı Altında

Organizasyon, katılımcı listesiyle de dikkat çekiyor. Kamu, özel sektör ve akademi dünyasının öne çıkan isimleri GastroShow 2025'te sahne alacak. Etkinliğe katılacak bazı önemli konuşmacılar şunlar:

Alperen Kaçar (Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı), Davut Gül (İstanbul Valisi), Nail Olpak (DEİK Başkanı), Nilhan Ayan (TBMM 28. dönem İstanbul Milletvekili), Özgül Özkan Yavuz (THY Yönetim Kurulu Üyesi), Igor Buhraov (Rusya Otelciler ve Restoranlar Federasyonu Başkanı), Dr. Ivana Zerec (Hırvatistan Başkonsolosu), Ender Saraç (Doktor), Prof. Dr. Oğuz Özyaral (Mikrobiyolog, Koruyucu Sağlık Uzmanı), Coşkun Aral (Gazeteci), Tamer Levent (Sanatçı)

2025'in Vizyon Teması: "Sağlık"

Bu yılki "Sağlık" teması kapsamında Sağlıklı ve fonksiyonel beslenme, Sürdürülebilir gastronomi uygulamaları,, Turizm ve sağlık ilişkisi, Türk mutfağının sağlıklı ve doğal içeriklerle küresel vizyonu, gibi kritik başlıklar, alanında uzman isimlerin katılacağı paneller ve konferanslarla masaya yatırılacak. Ayrıca, katılımcılar arasında networking fırsatlarıyla yeni iş birliklerinin önü açılacak.

Güçlü Destek ve Sponsorluk

GastroShow 2025, T.C. Ticaret Bakanlığı, İstanbul Valiliği, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), DEİK, MÜSİAD ve TOGEM-DER gibi kuruluşların desteğiyle düzenleniyor. Etkinliğin ana sponsorları arasında Turkish Airlines, Ziraat Bankası, Kütahya Porselen ve sektörün öncü markaları yer alıyor. Basın sponsorluğunu ise Sabah ve Yeni Asır gazeteleri üstleniyor.

GastroShow 2025, sıradan bir fuar olmanın çok ötesinde; Türkiye'nin gastronomi ve turizm alanındaki iddiasını, kültürel değerlerini ve "sağlıklı yaşam" vurgusunu tüm dünyaya duyuran stratejik bir platform niteliğinde.

yilmazparlar@yahoo.com

20 Eylül 2025 Cumartesi

2025 Interfresh Eurasia Fuar Açılış-Yılmaz Parlar

  

Türkiye’nin İhracat Vizyonuna İzmir’den Güçlü Bir Katkı

Tarım ve Gıdanın Kalbi İzmir’de Attı

 Türkiye’nin ihracat vizyonuna yön veren Türkiye’nin tarımsal gücünü dünyaya taşıyan ve her yıl sektörüne 200–250 milyon dolar katkı sağlayan Interfresh Eurasia 2025, İzmir’de görkemli bir açılışla, bu yıl altıncı kez kapılarını açtı.

İzmir’in ev sahipliğinde düzenlenen fuar, yalnızca bir ticaret buluşması değil, aynı zamanda tarım ve gıda sektörünün geleceğini şekillendiren uluslararası bir platform olarak öne çıktı.

Katılımcıların yoğun ilgisi, yabancı alım heyetlerinin yüksek sayısı ve fuarın profesyonel organizasyonuyla Interfresh Eurasia, yine beklentileri fazlasıyla karşıladı. Bu tablo, Türkiye’nin ihracat vizyonu açısından fuarın ne kadar kritik bir rol üstlendiğini bir kez daha ortaya koydu.

Kusursuz organizasyon, konaklama ve ulaşım hizmetlerindeki yüksek standart, fuarı adeta bir dünya markası haline getirdi. Katılımcılar yalnızca yeni iş birlikleri kurmakla kalmadı; gala gecesinde hem yorgunluklarını attı hem de unutulmaz bir sosyal buluşmaya imza attı.

Eski Ege Tv spikerlerinden Ayşegül Koç’un Sunuculuğu üstlendiği 18-20 Eylül 2025 tarihleri arasında İzmir Fuar Merkezinde gerçekleşen Interfresh Eurasia 2025 fuarda ki; Açılış konuşmaları birbirinden değerli olarak birikimli mesajlar verdi

Bay Fuar Murat Özer

Fuara imzasını atan isim, hiç kuşkusuz AntExpo A.Ş. Genel Müdürü Murat Özer oldu. Katılımcılar arasında “Bay Fuar” olarak anılan Özer, titiz organizasyonuyla yine farkını ortaya koydu.

Murat Özer’den Stratejik Mesajlar

Organizasyonu gerçekleştiren AntExpo A.Ş. Genel Müdürü Murat Özer, yaşanan küresel zorluklara rağmen fuara yoğun katılım sağlandığını belirtti:

“Sektörün zirai don olaylarıyla sarsıldığı, ihracatçıların maliyet baskısı altında olduğu bir dönemdeyiz. Buna rağmen 70’in üzerinde ülkeden, aralarında zincir market temsilcilerinin de bulunduğu 1050 kişilik alım heyetini ağırlıyoruz. Katılım sayımız %10, yabancı alım heyeti sayımız %20 arttı. Amacımız, Türkiye ihracatına daha güçlü katkılar sunmak” dedi.

Özer, fuarın 2026’da da aynı tarihlerde İzmir’de devam edeceğini açıkladı.

Uluslararası Katılımın Güçlü Vurgusu

İzmir’in her zaman bir deniz şehri olarak KKTC’ye benzer özellikleri vardır

İnterfresh Eurasia Fuarı’nın Partner Ülkesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın açılışına gönderdiği video mesajı gönderdi;

 “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciye ürünleri ve diğer tarım ürünlerinin pazarlanmasını önemsiyorum. Anavatan Türkiye’de çeşitli sektörlerin büyümesinde ve tanıtımında, dünyayla bağlantılarının güçlenmesinde böylesi önemli organizasyonlar, KKTC’nin de bir bakıma tanıtılması ve uluslararası bağlantılar kurması bakımından fevkalade önemli olduğunu sizlerle paylaşırken Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine sahip çıktıkları, KKTC’nin içinde bulunduğu koşullarda bizlerinde dünya pazarlarına açılabilmesi için yaptığınız katkıları önemsediğimi bir kez daha belirtip hepinize yürekten teşekkür etmek istiyorum.

İzmir’in her zaman bir deniz şehri olarak KKTC’ye benzer özellikleri vardır. Dolayısıyla İzmirle bağlantılarımızı artırmak istiyoruz. Gerek Ercan Havalimanı gerekse diğer yollarla İzmirle bağlarımızın artması ticaret, kültür, sanat her türlü faaliyetlerle aramızdaki münabetlerin artması önemli. Ama böylesi önemli bir fuarda KKTC’nin kurum ve kuruluşlarının yer alması fevkalade önemli ve kıymetlidir. KKTC Ekonomi Bakanımız Olgun Amcaoğlu, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Kıbrıs Türk Sanayi Odası gibi kuruluşlarımızın, bizleri orada farklı sektörlerde temsil eden iş insanlarının çabalarını kutluyorum.”

Rakamlarla Büyük Başarı

Fuara bu yıl 70’in üzerinde ülkeden 1050 kişilik alım heyeti katıldı. Açılışta konuşan İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Türkiye’nin küresel ticaretten aldığı payın %1,07’ye yükseldiğini, tarım ürünleri ihracatında ise dünya genelinde %1,5’lik paya ulaştığını açıkladı.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin yıllık 61 milyon ton yaş meyve sebze üretimi gerçekleştirdiğini ve ihracatının 6 milyar doları aştığını vurguladı. “Yaşanan doğal afetlere ve maliyet artışlarına rağmen Ege Bölgesi olarak ihracat rakamlarımızı koruyoruz” dedi.

Ege’nin Katkısı ve İhracatın Gücü

Uçak konuşmasında şunları ekledi:
“Çiftçilerimiz alın teriyle üretiyor, ihracatçımız büyük emeklerle dünya pazarına taşıyor. Böylece ülkemize yılda 6 milyar dolardan fazla döviz kazandırılıyor. Sadece Ege Bölgesi, ürünleri ve modern tesisleriyle 1,3 milyar dolar katkı sağlıyor. Hep birlikte Türk tarımını kalkındırmak için çalışıyoruz.”

Ege Bölgesi’nin 2024 ihracatının 43 milyar doları aştığını vurgulayan Uçak, İzmir’in mermer ve gelinlik fuarları gibi marka olmuş fuarlarına tarım alanında yeni bir yıldız eklediklerini söyledi.

Türkiye’nin Dayanıklı Ekonomisi

Kılıçkaya konuşmasında, küresel krizlere rağmen Türkiye’nin dimdik ayakta olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:

Türkiye ekonomisi 20 çeyrektir kesintisiz büyüyor. 2025’in ikinci çeyreğinde büyüme %4,8’e ulaştı. 2024 ihracatı 261,8 milyar dolara yükseldi. 2025’in ilk 8 ayında ihracat, %4,3 artışla 178 milyar dolar oldu.Tarım ve gıda ürünleri ihracatı 2002’de 3,7 milyar dolarken 2024’te 32,6 milyar dolara çıktı.

“Türkiye güvenilir ve sürdürülebilir bir gıda tedarikçisi olarak dünyada öne çıkıyor. Bu sağlam temel, 21. yüzyılın başarı hikâyesini yazmamızı sağlıyor” dedi.

Siyasetten Destek Mesajları

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Ege’den çıkan ürünlerin dünya sofralarına yolculuğunu anlattı. Kiraz ihracatının 55 milyon dolara ulaştığını, turşu ihracatının ise 320 milyon dolarla zirvede olduğunu belirtti. Ayrıca tarıma dayalı organize sanayi bölgelerinin Türk tarımını geleceğe taşıyacağını vurguladı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise fuarı, Ege’nin yükselen yıldızı olarak tanımladı: “İzmir, uluslararası ticarette büyük rakamlarla öne çıkan bir şehir. Interfresh Eurasia, gıda ve tarım sektörünün ayakta kalmasına katkı sağlayan çok değerli bir fuar. Bu yıl 70’in üzerinde ülkenin alım heyetiyle geldiğini görmek bizleri gururlandırdı.”

KKTC Ekonomi Bakanı Olgun Amcaoğlu

Partner ülke KKTC’nin Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, “Yüreğimiz Türkiye için çarpıyor” diyerek fuarın iki ülke arasındaki bağları güçlendirdiğini söyledi

Irak Bakanı Maruf’tan Tarihi Mesajlar

Fuarın açılışında en dikkat çeken konuşmayı ise Irak Kürdistan Bölgesi Bakanı Aydın Maruf yaptı. Maruf’un sözleri salonda uzun süre alkış aldı:

“Her şeyden önce, bu anlamlı fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti bizim için hiçbir zaman sadece bir komşu olmamıştır; adeta vatanımızın bir parçası gibidir. Ticaret, kültür, eğitim ve insani bağlarımız her geçen gün güçleniyor. Türkiye güçlü olduğunda, yalnızca kendi halkı değil; Irak, Ortadoğu ve tüm bölge güçleniyor. Bu fuar, ilişkilerimizin ne denli sağlam olduğunun en büyük göstergesidir. Bugün burada üreticiden ihracatçıya kadar herkes, kardeşlik bağlarımızı daha da pekiştiriyor. Eminim ki Interfresh Eurasia, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda barış ve refah adına da önemli bir kapı açacaktır.”

Maruf’un bu samimi ve stratejik mesajları, fuarın yalnızca ticari değil, diplomatik boyutunu da öne çıkardı.

Fuar Değil, Bir Ekosistem

Interfresh Eurasia 2025, bir fuardan çok daha fazlası olduğunu kanıtladı. Tarım üreticilerinden ihracatçılara, kadın kooperatiflerinden uluslararası alım heyetlerine kadar geniş bir kesimi buluşturan etkinlik, Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründe küresel ölçekteki iddiasını güçlendirdi.

Bu yılki başarı, İzmir’in “fuarlar kenti” unvanını daha da pekiştirirken; Interfresh Eurasia’nın gelecekte yalnızca ticaret değil, diplomasi ve kültürel iş birliklerinde de rol üstleneceğinin göstergesi oldu.

Gala ile Sosyal Buluşma

Fuarın iş dünyasına katkıları kadar sosyal yönü de büyük ilgi gördü. Düzenlenen gala gecesinde katılımcılar günün yorgunluğunu attı hem de yeni iş bağlantılarını sosyal atmosferde pekiştirdi.

İzmir’den Dünyaya

Interfresh Eurasia 2025, yalnızca bir fuar değil; Türkiye’nin tarım ve gıda ihracatında vizyonunu ortaya koyan uluslararası bir platform oldu. İzmir’in fuarlar kenti kimliği, bu organizasyonla bir kez daha tescillendi.

İzmir Konak Çankaya'da bulunan, 80 odalı 160 yatak kapasiteli yüzme havuzu spa center fitness centeri olan Konakladığımız 4 yıldızlı İzmir Ontur Otelde, misafirperver, güleryüzlü On büro müdürü Yetkin Başkurt, rezervasyon sorumlusu Tuğba Atıcı ve shift leader Fatma Kahraman tarafından kusursuz turizm hizmetleriyle karşılandık. İzmir’in yalnızca fuar değil, aynı zamanda turizmde de fark yaratan yüzünü görmek, Interfresh Eurasia’nın ne denli çok yönlü bir değer olduğunu bir kez daha kanıtladı.

yilmazparlar@yahoo.com

Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da-Yılmaz Parlar

    Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da Volarik Şarapları Görkemli Lansmanla Tanıtıldı İstanbul’da Bir İlk, Czech Wine Challenge ile Çek...