20 Temmuz 2026 Pazartesi

Mardin Yemekleri Yarışması-Gastronomi Festivali-Yılmaz Parlar

  Mardin Yemekleri Yarışması-Gastronomi Festivali

Mardin Gastronomisi İstanbul'da Gücünü Gösterdi

Festival Başkanı Ali Demir'in Büyük Emekle Hazırladığı Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi

Gastronomi, bir milletin sadece mutfağı değil; tarihi, kültürü, kimliği ve medeniyet hafızasıdır. Bir şehrin dünyaya açılan en güçlü kapılarından biri ise sahip olduğu yöresel lezzetlerdir. Bugün dünyanın birçok ülkesi gastronomi turizmi sayesinde milyarlarca dolarlık ekonomik değer üretirken, Türkiye'nin en zengin mutfaklarından biri olan Mardin mutfağının ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtılması büyük önem taşıyor. Bu anlayışla düzenlenen Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali, İstanbul'da Mardin'in kadim mutfak kültürünü başarıyla vitrine çıkardı.

İstanbul'da Mardin Rüzgârı Esti

Festival Başkanı Ünlü Danışman Şef Ali Demir tarafından aylar süren hazırlıkların ardından organize edilen Mardin Yemekleri Yarışması ve Gastronomi Festivali, 19 Temmuz 2026 Pazar günü İstanbul Fatih'te büyük bir katılımla gerçekleştirildi.

Oldukça kapsamlı ve zorlu bir organizasyon olan festival, profesyonel planlaması, yüksek katılımı ve kusursuz işleyişiyle katılımcılardan tam not aldı.

Festival boyunca Mardin'in birbirinden değerli 47 geleneksel lezzeti ziyaretçilerle buluşurken, profesyonel ve amatör şefler hünerlerini sergileyerek Mardin mutfağının zenginliğini gözler önüne serdi.

Festivalin Mimarı Ali Demir Oldu

Organizasyonun en dikkat çeken ismi hiç kuşkusuz Festival Başkanı Ali Demir oldu.

Festivalin fikir aşamasından hazırlık sürecine, yarışma organizasyonundan jüri oluşturulmasına, davetlilerin ağırlanmasından program akışına kadar organizasyonun her aşamasını bizzat takip eden Ali Demir, adeta A'dan Z'ye festivalin koordinasyonunu üstlendi.

Aylar süren titiz hazırlıkların ardından gerçekleştirilen festival, hiçbir aksaklık yaşanmadan başarıyla tamamlandı.

Katılımcılar, Ali Demir'in gösterdiği özveri, disiplin ve organizasyon başarısının festivalin başarısında en önemli etkenlerden biri olduğunu ifade etti.

Konuşmasında Mardin mutfağının yalnızca yemeklerden ibaret olmadığını vurgulayan Ali Demir;

"Amacımız yalnızca yemeklerimizi sergilemek değil; bu kadim mutfak kültürünü korumak, gelecek nesillere aktarmak ve Mardin mutfağını tüm dünyada tanınan güçlü bir gastronomi markası haline getirmektir." sözleriyle festivalin vizyonunu ortaya koydu.

Ali Demir ayrıca Mardin'in binlerce yıllık kültürel mirasının gastronomi yoluyla gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirterek, festivalde yer alan 47 geleneksel lezzetin bu mirasın en önemli temsilcileri olduğunu söyledi.

Festival sonunda organizasyona destek veren tüm kurumlara, gönüllülere, jüri üyelerine ve özellikle ailesine teşekkür eden Ali Demir, Mardin gastronomisinin uluslararası marka haline gelmesi için çalışmaların süreceğini ifade etti.

Jüri ve Organizasyonda Büyük Özveri

Festival komitesinde görev alan uluslararası ödüllü şeflerden Hülya Bektaş ile ödüllü şef Kerem Çolban, organizasyonun başarısında önemli rol üstlendi.

Her iki şef de yalnızca jüri üyeliği yapmakla kalmayıp festival boyunca gelen misafirlerle yakından ilgilendi.

İkramların hazırlanması ve sunumunda da bizzat görev alan Hülya Bektaş ve Kerem Çolban'ın fedakâr çalışmaları katılımcılar tarafından büyük takdir topladı.


Profesyonel ve Amatör Şefler Aynı Sofrada Buluştu

Festivalde çok sayıda profesyonel aşçı ile amatör yarışmacı aynı heyecanı paylaştı.

Hazırlanan yöresel yemekler, Mardin mutfağının ne kadar köklü ve zengin bir gastronomi mirasına sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Geniş Katılımlı Protokol

Festivale çok sayıda kamu yöneticisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve kanaat önderi katıldı.

Katılımcılar arasında;

Dr. Mehmet Boztepe – Bahçelievler Kaymakamı  Ahmet Çağlar – Beşiktaş Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi  Remzi Yedikardeş – Avukat, Hukukçular Vakfı Başkanı  Ramazan Denli – Bakırköy Belediye Meclis Üyesi  Yunus Dadaşoğlu – Fatih Belediye Meclis Üyesi Orhan Sancar – Yazar ve Turizmci  Adnan Şansal – Şanlıurfa Konfederasyonu Başkanı Beşir Bilgin – Bakırköy MAREV Şube Başkanı  Bekir Dündar  Kadir Delibalta – Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı yer aldı.

MARKON Başkanı İbrahim Biter, "Mardin Dünyaya Açılmalı"

Festivalde konuşan MARKON Mardin Konfederasyonu Başkanı İbrahim Biter, Mardin mutfağının kültürel miras açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

Biter, gastronominin şehirlerin en güçlü tanıtım araçlarından biri olduğunu belirterek Mardin mutfağının yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası platformlarda da hak ettiği değeri görmesi gerektiğini ifade etti.

Festivalin düzenlenmesinde emeği geçen Festival Başkanı Ali Demir'e, jüri üyelerine, gönüllülere ve katkı sunan herkese teşekkür etti.

Bu Festivalin Mardin'e Sağlayacağı Katkılar

Festivalin sağlayacağı kazanımlar şöyle sıralandı:

Mardin mutfağının ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayacak.

Gastronomi turizmini geliştirecek.

Yerel üreticilere ekonomik destek sunacak.

Unutulmaya yüz tutmuş tariflerin kayıt altına alınmasını teşvik edecek.

Genç kuşakların geleneksel mutfak kültürünü öğrenmesine katkıda bulunacak.

Kadın üreticilerin ve amatör aşçıların kendilerini göstermelerine imkân sağlayacak.

Mardin'in kültürel mirasının korunmasına destek olacak.

Yeni gastronomi yatırımlarının önünü açacak.

Mardin'in marka şehir olma yolculuğuna katkı sunacak.

Yeni Hedefler Planlanıyor

Festival Başkanı Ali Demir, etkinlik sonrasında gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, bu organizasyonun bir başlangıç olduğunu belirtti.

Ali Demir, önümüzdeki süreçte; festivali uluslararası düzeye taşımayı,  yabancı şeflerin katılımını sağlamayı,  Mardin yemeklerinin coğrafi işaret çalışmalarını desteklemeyi, gastronomi eğitim atölyeleri düzenlemeyi,  çocuklara ve gençlere yönelik yöresel mutfak eğitimleri vermeyi, Mardin lezzetlerini dijital platformlarda daha güçlü tanıtmayı, uluslararası gastronomi yarışmalarıyla iş birliği kurmayı hedeflediklerini ifade etti.

Başarılı geçen organizasyon, Mardin mutfağının yalnızca bir yemek kültürü değil; tarih, kültür, turizm ve ekonomik kalkınmanın önemli bir parçası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Festival Başkanı Ali Demir'in öncülüğünde gerçekleştirilen bu kapsamlı organizasyon, Mardin gastronomisinin daha geniş kitlelere ulaşması adına önemli bir adım olarak değerlendirildi.

yilmazparlar@ahoo.com

Mardin Gastronomy Showcased Its Rich Heritage in Istanbul

The Mardin Cuisine Competition and Gastronomy Festival, Meticulously Organized by Festival President Ali Demir, Drew Strong Public Interest and Participation

Gastronomy is far more than food; it reflects a nation's history, culture, identity, and civilization. Regional cuisine is one of the strongest ambassadors a city can have on the global stage. As gastronomy tourism continues to generate significant economic value around the world, promoting the culinary heritage of Mardin—one of Türkiye's richest gastronomic destinations—has become increasingly important. With this vision, the Mardin Cuisine Competition and Gastronomy Festival successfully introduced the city's centuries-old culinary traditions to a wide audience in Istanbul.

The Spirit of Mardin Filled Istanbul

Organized after months of dedicated preparation by Festival President and renowned Culinary Consultant Chef Ali Demir, the Mardin Cuisine Competition and Gastronomy Festival was successfully held on Sunday, July 19, 2026, in the Fatih district of Istanbul.

This large-scale and demanding event received widespread appreciation for its professional organization, seamless execution, and strong public participation.

Throughout the festival, visitors had the opportunity to discover 47 traditional Mardin delicacies, while both professional and amateur chefs demonstrated their culinary talents, highlighting the remarkable diversity and richness of Mardin's cuisine.

Ali Demir, The Driving Force Behind the Festival

The central figure behind the event was undoubtedly Festival President Ali Demir.

From the initial concept and planning stages to jury coordination, protocol management, guest hospitality, and the overall event schedule, Demir personally supervised every aspect of the organization. His dedication, leadership, and meticulous attention to detail were widely recognized as key factors behind the festival's success.

During his speech, Ali Demir emphasized that Mardin cuisine represents much more than food.

"Our goal is not merely to showcase our dishes, but to preserve this ancient culinary heritage, pass it on to future generations, and establish Mardin cuisine as a globally recognized gastronomic brand."

He also stressed that the festival's 47 traditional dishes represent an invaluable cultural legacy that deserves international recognition.

At the conclusion of the event, Demir expressed his gratitude to all institutions, volunteers, jury members, and especially his family for their unwavering support, reaffirming his commitment to promoting Mardin cuisine on the international stage.

Outstanding Dedication from the Festival Committee

International award-winning chef Hülya Bektaş and award-winning chef Kerem Çolban, who served on the festival committee, played vital roles in ensuring the event's success.

Beyond their responsibilities as jury members, both chefs personally welcomed guests and took part in serving traditional dishes, earning admiration for their professionalism and dedication.

Professional and Amateur Chefs United

The festival brought together experienced chefs and talented amateur cooks, all sharing the same passion for preserving Mardin's culinary traditions.

Their impressive presentations once again demonstrated that Mardin possesses one of Türkiye's richest and most authentic gastronomic heritages.

Distinguished Guests Attended the Festival

The event welcomed numerous public officials, representatives of civil society organizations, and community leaders, including:

Dr. Mehmet Boztepe – District Governor of Bahçelievler Ahmet Çağlar – Board Member, Beşiktaş Football Club Inc. Remzi Yedikardeş – Attorney and President of the Lawyers Foundation Ramazan Denli – Member of Bakırköy Municipal Council Yunus Dadaşoğlu – Member of Fatih Municipal Council Orhan Sancar – Author and Tourism Professional Adnan Şansal – President of the Şanlıurfa Confederation Beşir Bilgin – President of the Bakırköy MAREV Branch Bekir Dündar Kadir Delibalta – President of the Confederation of Headmen (Mukhtars)

MARKON President İbrahim Biter, "Mardin Must Reach the World"

MARKON Mardin Confederation President İbrahim Biter emphasized the importance of preserving Mardin's culinary heritage and underlined gastronomy's role as one of the strongest tools for promoting cities internationally.

He thanked Festival President Ali Demir, the jury members, volunteers, and everyone who contributed to the successful organization of the festival.

Benefits of the Festival

The festival is expected to:

Increase national and international recognition of Mardin cuisine.

Strengthen gastronomy tourism.

Support local producers and regional businesses.

Help preserve traditional recipes for future generations.

Encourage young people to embrace their culinary heritage.

Create opportunities for women producers and amateur chefs.

Protect Mardin's cultural identity.

Encourage new gastronomy investments.

Enhance Mardin's reputation as a leading gastronomic destination.

Future Plans

In our exclusive interview following the event, Festival President Ali Demir described this festival as only the beginning.

He announced plans to: Expand the festival internationally. Invite renowned chefs from abroad. Support geographical indication (GI) projects for Mardin dishes. Organize gastronomy workshops and culinary education programs. Develop educational projects for children and young people. Promote Mardin cuisine more effectively through digital platforms. Establish partnerships with international gastronomy competitions.

The successful completion of this challenging organization once again demonstrated that Mardin cuisine represents far more than food—it is a valuable cultural, historical, touristic, and economic asset. Under the leadership of Festival President Ali Demir, the event marked another important milestone in introducing the rich culinary heritage of Mardin to broader

yilmazparlar@yahoo.com

24 Haziran 2026 Çarşamba

GTD Üyeleri Sapanca’da Gastronomi ve Sağlık Buluşması-Yılmaz Parlar

  

Bir Küçük Anadolu Hikâyesi" Sapanca'da Yazıldı: Gastronomi Turizmi Derneği'nden Unutulmaz Buluşma

Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) tarafından 22 Haziran 2026 tarihinde Sapanca’da gerçekleştirilen “Türk Mutfağı, Uzun Yaşam ve Sağlıklı Beslenme” etkinliği, gastronomi, turizm ve sağlık dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Program kapsamında gerçekleştirilen buluşmalar, yeni projelerin ve iş birliklerinin konuşulduğu verimli bir networking ortamına dönüştü.

Mühür Restoran’da “Bir Küçük Anadolu Hikâyesi”

Program öncesinde GTD üyeleri ve GTD Basın Konseyi üyeleri, Sapanca’nın dikkat çeken gastronomi duraklarından biri olan Mühür Restoran’da ağırlandı.

Kapısındaki “Bir Küçük Anadolu Hikâyesi” yazısının adeta tabaklara yansıdığı restoranda, Anadolu’nun yedi bölgesinden seçilen ürünlerle hazırlanan özel menü konuklara sunuldu.

Şef Yusuf İşkan’ın hazırladığı lezzetler arasında yer alan dolmalar, taş fırından çıkan pideler, lokum kıvamındaki bonfileli alinazik, geleneksel kuru fasulye ve yöresel reçeteler büyük beğeni topladı. Katılımcılar, Anadolu mutfağının zenginliğinin modern sunumlarla buluştuğu sofrada unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşadı.

GTD Başkanı Gürkan Boztepe’den Anlamlı Rozet Takdimi

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe, Türk mutfağının tanıtımına sunduğu katkılar nedeniyle Şef Yusuf İşkan’a GTD üyelik rozetini takdim etti.

Türkiye’de gastronomi turizminin gelişmesi için uzun yıllardır çalışan Boztepe’nin, yerel lezzetlerin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması konusunda önemli projelere imza attığı biliniyor. Son dönemde katıldığı panel ve etkinliklerde Türk mutfağının kültürel değer olarak korunmasına yönelik çalışmalarıyla dikkat çekiyor.

Boztepe, gastronominin yalnızca yemek değil, aynı zamanda kültür, turizm ve ekonomi olduğunu vurgulayarak, Anadolu’nun köklü mutfak mirasının gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.

Şef Hüseyin Şipal: “Şefler Kültürel Elçilerdir”

Etkinlikte konuşan GTD Türk Mutfağı Danışman Şefi Hüseyin Şipal, Şef Yusuf İşkan’ın Türk mutfağına olan bağlılığını ve Anadolu lezzetlerini yaşatma konusundaki çabasını anlattı.

Şipal, Türk mutfağının dünya çapında tanıtımında şeflerin üstlendiği rolün çok değerli olduğunu belirterek, yerel reçeteleri koruyan ve gelecek kuşaklara aktaran şeflerin adeta kültürel elçiler olduğunu ifade etti.

Dut Tatlısı Gecenin Yıldızı Oldu

Etkinlikte dikkat çeken lezzetlerden biri de Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesine özgü dut tatlısı oldu.

GTD Türk Mutfağı Danışman Şefi Hüseyin Şipal ile ödüllü şef Cansu Paça tarafından hazırlanan tatlı, katılımcılardan tam not aldı.

Kurutulmuş dut, üzüm pekmezi ve dövülmüş cevizin kusursuz uyumuyla hazırlanan bu geleneksel tatlı; Anadolu’nun yokluk zamanlarında geliştirilen yaratıcı mutfak kültürünün yaşayan örneklerinden biri olarak büyük ilgi gördü.

Şipal’in etkinlikte dile getirdiği “Yemek yediğimizde yaşayan organizmaları besleriz” sözü ise sağlıklı beslenme ve geleneksel mutfak arasındaki güçlü ilişkiyi özetleyen ifadelerden biri oldu.

Dedeman Vıllage Sapanca’da Yöresel Lezzetler Buluşması

Günün devamında katılımcılar, Dedeman Village Sapanca’da düzenlenen özel akşam yemeğinde bir araya geldi.

Adapazarı ve çevresine özgü yöresel lezzetlerin tanıtıldığı programda gastronomi turizminin bölgesel kalkınmaya sağladığı katkılar değerlendirildi. Katılımcılar daha sonra gerçekleştirilen alan gezisinde bölgedeki turizm yatırımlarını yerinde inceleme fırsatı buldu.

Mesut Gence’ye Plaket Takdimi

Program kapsamında turizm ve gastronomi alanındaki katkılarından dolayı Mesut Gence’ye plaket takdim edildi.

Katılımcılar, Sapanca’nın sahip olduğu doğal güzelliklerin yanı sıra gastronomik potansiyelinin de her geçen gün daha fazla ön plana çıktığını belirterek, bu tür organizasyonların bölgenin tanıtımına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Sapanca’dan Türk Mutfağına Güçlü Mesaj

Gastronomi Turizmi Derneği’nin Sapanca buluşması, Türk mutfağının yalnızca bir yemek kültürü değil; sağlık, sürdürülebilirlik, turizm ve kültürel mirasın önemli bir parçası olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Başkan Gürkan Boztepe’nin liderliğinde gerçekleştirilen etkinlik, Anadolu’nun köklü lezzetlerini geleceğe taşıma hedefi doğrultusunda önemli bir organizasyon olarak hafızalarda yer etti. Şef Yusuf İşkan’ın Anadolu ruhunu tabaklarına taşıyan yorumları, Hüseyin Şipal’in gastronomi vizyonu ve Cansu Paça’nın geleneksel tatları yeniden yorumlayan çalışmaları ise katılımcıların takdirini kazandı.

yilmazparlar@yahoo.com

GTD Members Give Full Marks to Anatolian Flavors

Gastronomy and Health Gathering in Sapanca

"A Little Anatolian Story" Was Written in Sapanca: An Unforgettable Gathering from the Gastronomy Tourism Association

The "Turkish Cuisine, Longevity and Healthy Nutrition" event organized by the Gastronomy Tourism Association (GTD) on June 22, 2026, in Sapanca brought together important names from the worlds of gastronomy, tourism, and health. The meetings held within the scope of the program turned into a productive networking environment where new projects and collaborations were discussed.

"A Little Anatolian Story" at Mühür Restaurant

Prior to the program, GTD members and GTD Press Council members were hosted at Mühür Restaurant, one of Sapanca's noteworthy gastronomy destinations.

At the restaurant, where the phrase "A Little Anatolian Story" written at its entrance was reflected on the plates, a special menu prepared with products selected from all seven regions of Anatolia was served to the guests.

Among the flavors prepared by Chef Yusuf İşkan, stuffed dishes, stone-oven baked pide, Alinazik with tenderloin at the consistency of Turkish delight, traditional dried beans, and local recipes received great appreciation. Participants experienced an unforgettable gastronomic journey at the table where the richness of Anatolian cuisine met modern presentations.

Meaningful Badge Presentation from GTD President Gürkan Boztepe

Gastronomy Tourism Association President Gürkan Boztepe presented the GTD membership badge to Chef Yusuf İşkan for his contributions to the promotion of Turkish cuisine.

Boztepe, who has been working for the development of gastronomy tourism in Turkey for many years, is known for signing important projects regarding the promotion of local flavors at national and international levels. In recent panels and events he has attended, he has drawn attention with his efforts to preserve Turkish cuisine as a cultural value.

Boztepe emphasized that gastronomy is not just about food, but also culture, tourism, and economy, highlighting the importance of passing Anatolia's deep-rooted culinary heritage to future generations.

Chef Hüseyin Şipal: "Chefs Are Cultural Ambassadors"

Speaking at the event, GTD Turkish Cuisine Advisory Chef Hüseyin Şipal shared Chef Yusuf İşkan's dedication to Turkish cuisine and his efforts to keep Anatolian flavors alive.

Şipal stated that the role chefs undertake in promoting Turkish cuisine worldwide is invaluable, expressing that chefs who preserve local recipes and pass them on to future generations are essentially cultural ambassadors.

Dried Mulberry Dessert Became the Star of the Evening

One of the flavors that drew attention at the event was the mulberry dessert unique to the Yahşihan district of Kırıkkale.

Prepared by GTD Turkish Cuisine Advisory Chef Hüseyin Şipal and award-winning chef Cansu Paça, the dessert received full marks from participants.

This traditional dessert, prepared with the perfect harmony of dried mulberries, grape molasses, and crushed walnuts, attracted great interest as one of the living examples of the creative culinary culture developed in Anatolia during times of scarcity.

Şipal's words during the event, "When we eat, we nourish living organisms," became one of the statements summarizing the strong connection between healthy nutrition and traditional cuisine.

Local Flavors Gathering at Dedeman Village Sapanca

Later in the day, participants came together at a special dinner organized at Dedeman Village Sapanca.

During the program where local flavors unique to Adapazarı and its surroundings were introduced, the contributions of gastronomy tourism to regional development were evaluated. Participants then had the opportunity to examine tourism investments in the region during a site visit.

Plaque Presentation to Mesut Gence

Within the scope of the program, a plaque was presented to Mesut Gence for his contributions to the fields of tourism and gastronomy.

Participants stated that in addition to Sapanca's natural beauties, its gastronomic potential is coming to the forefront more each day, expressing that such organizations make significant contributions to the promotion of the region.

A Strong Message from Sapanca to Turkish Cuisine

The Gastronomy Tourism Association's gathering in Sapanca once again demonstrated that Turkish cuisine is not just a food culture, but an important part of health, sustainability, tourism, and cultural heritage.

The event held under the leadership of President Gürkan Boztepe left its mark on memories as an important organization aimed at carrying Anatolia's deep-rooted flavors into the future. Chef Yusuf İşkan's interpretations that brought the Anatolian spirit to his plates, Hüseyin Şipal's gastronomy vision, and Cansu Paça's work reinterpreting traditional tastes all earned the appreciation of participants.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Mayıs 2026 Cumartesi

Anneler Günü’nde Gastronomi ve Emek Buluştu-Yılmaz Parlar

  

Sancaktepe’de Şeflerden Anlamlı Organizasyon

Anneler Günü; sevginin, fedakârlığın, emeğin ve karşılıksız özverinin en anlamlı şekilde hatırlandığı özel günlerden biri olarak bir kez daha gönüllerde yer etti.

9 Mayıs 2026 Cumartesi günü Sancaktepe’de düzenlenen anlamlı etkinlikte, annelerin toplumdaki kutsal yeri kadar üretimde, girişimcilikte ve gastronomide üstlendikleri büyük rol de güçlü mesajlarla vurgulandı.

Duygu dolu anların yaşandığı organizasyon, birlik ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biri oldu.

Uluslararası ödüllü şeflerden Komite Başkanı Hülya Bektaş öncülüğünde, ödüllü şef Kerem Çolban koordinatörlüğünde gerçekleştirilen Anneler Günü Gastronomi Etkinliği, Sancaktepe Belediyesi’nin iş birliğiyle belediyeye ait tesiste büyük bir coşku ile düzenlendi.

Organizasyonun sunuculuğunu Beyaz TV’nin sevilen ekran yüzü Özlem Acar üstlenirken, etkinlik gastronomi camiasının önemli isimlerini bir araya getirdi.

Etkinliğe ünlü şeflerden danışman Ali Demir katkılarıyla destek verirken, Komite Başkan Yardımcısı Tülay Pehlivan, İçerik Danışmanı Ilgın Ece Halaçlı ve yardımcısı Canan Ertek başta olmak üzere çok sayıda değerli şef organizasyona emek verdi.

Katılımcılar tarafından büyük ilgi gören etkinlikte hem yarışmalar düzenlendi hem de annelerin üretkenliği ve mutfak kültüründeki önemi ön plana çıkarıldı.

Komite Başkanı Hülya Bektaş yaptığı açılış konuşmasında annelerin toplumun temel direği olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:

“Anne sevgisi sadece bir evladı büyütmek değil, aynı zamanda kültürü, gelenekleri ve toplumsal değerleri yaşatmaktır. Türk mutfağının nesilden nesile aktarılmasında annelerimizin emeği paha biçilemezdir. Bugün burada sadece bir etkinlik gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda kadın emeğini, üretimini ve annelerin topluma kattığı değeri onurlandırıyoruz.”

“Gastronomi artık yalnızca yemek yapmak değil; kültür, ekonomi, turizm ve girişimcilik anlamına geliyor. Özellikle kadınlarımızın ve annelerimizin bu alanda daha fazla yer alması, kendi markalarını oluşturması ve üretime katılması ülkemiz adına çok kıymetlidir. Kadının emeği mutfakta başladığında, toplumun geleceği de güçlenir.”

Gastronominin Önemi

Gastronomi; yalnızca damak tadı değil, kültürlerin hafızası, şehirlerin kimliği ve toplumların ortak mirasıdır.

Bir ülkenin mutfağı, onun tarihini, coğrafyasını ve yaşam biçimini dünyaya anlatan en güçlü değerlerden biridir. Bu nedenle gastronomi, turizmden ekonomiye, sosyal kalkınmadan kültürel diplomasiye kadar pek çok alanda stratejik önem taşımaktadır.

Özellikle annelerin mutfak kültürünü yaşatan temel taşıyıcılar olması, gastronominin gelecek nesillere aktarılmasında büyük rol oynamaktadır.

Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen yarışmada büyük heyecan yaşandı. Yarışmanın birincisi, Gümüşhaneli bir annenin hazırladığı Mardin yöresine ait “Kalbur Dolması” yemeği oldu.

Farklı kültürlerin aynı sofrada buluştuğu yarışma, Anadolu mutfağının zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Program boyunca çok sayıda plaket, madalya ve teşekkür belgeleri verilerek katılımcılar teşvik edildi. Gastronomi alanına katkı sunan şeflere özel olarak şef bıçakları takdim edilmesi ise organizasyona ayrı bir anlam kattı.

Komite Başkanı Hülya Bektaş’ın liderliği, organizasyondaki enerjisi ve kapsayıcı yaklaşımı etkinliğin başarısında büyük rol oynadı. Katılımcılar tarafından takdirle karşılanan Bektaş, gastronomi alanında kadınların daha görünür olması adına ortaya koyduğu vizyonla dikkat çekti.

Koordinatör Şef Kerem Çolban ise etkinlik sürecindeki disiplinli çalışması, organizasyon becerisi ve sahadaki aktif gayretleriyle programın kusursuz ilerlemesinde önemli katkı sağladı. Misafirlerin memnuniyetinden yarışma düzenine kadar her detayla yakından ilgilenen Çolban’ın emeği katılımcılar tarafından da takdir edildi.

Ünlü şeflerden danışman Ali Demir de etkinlik boyunca jüri süreçlerine ve organizasyon akışına verdiği destekle önemli katkılar sundu.

Gastronomi alanındaki deneyimini paylaşan Demir, özellikle yarışmacı annelere moral veren yaklaşımıyla dikkat çekti.

Jüri üyeleri yarışmalar boyunca titiz değerlendirmeleriyle hem lezzeti hem sunumu hem de kültürel özgünlüğü ön planda tuttu.

Yarışmacıların emeklerine saygılı ve teşvik edici yaklaşım sergileyen jüri, etkinliğin profesyonel seviyede gerçekleşmesine katkı sundu.

Sancaktepe’de gerçekleşen bu anlamlı organizasyon, Anneler Günü’nün manevi değerini gastronomi kültürüyle buluştururken, annelerin üretimdeki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Etkinlik sonunda katılımcılar hem unutulmaz anılarla hem de birlik ve dayanışma duygusuyla programdan ayrıldı.

yilmazparlar@yahoo.com

Mothers’ Day Event Brought Gastronomy and Dedication Together in Sancaktepe

Meaningful Organization by Award-Winning Chefs

Mother’s Day once again became one of the most meaningful occasions symbolizing love, sacrifice, dedication, and unconditional devotion. On Saturday, May 9, 2026, a special event held in Sancaktepe highlighted not only the sacred place of mothers in society, but also their significant role in production, entrepreneurship, and gastronomy. The emotional gathering became a remarkable example of unity and solidarity.

The Mother’s Day Gastronomy Event was organized in cooperation with Sancaktepe Municipality at one of the municipality’s facilities under the leadership of internationally award-winning chef and Committee President Hülya Bektaş, while award-winning chef Kerem Çolban served as the coordinator of the program. The event was hosted by Beyaz TV presenter Özlem Acar and brought together distinguished names from the gastronomy world.

The organization was supported by renowned chef consultant Ali Demir, while Vice President of the Committee Tülay Pehlivan, Content Advisor Ilgın Ece Halaçlı, her assistant Canan Ertek, and many respected chefs contributed greatly to the success of the event.

In her opening speech, Committee President Hülya Bektaş emphasized the importance of mothers in preserving culture and culinary traditions:

“Motherhood is not only about raising children, but also about preserving traditions, culture, and social values. Mothers play an invaluable role in carrying Turkish cuisine from one generation to another. Today, we are not only organizing an event, but also honoring women’s labor, productivity, and the value mothers bring to society.”

“Gastronomy today is not only about cooking; it represents culture, economy, tourism, and entrepreneurship. It is extremely valuable for women and mothers to become more active in this field, create their own brands, and contribute to production. When women’s labor begins in the kitchen, the future of society becomes stronger.”

The Importance of Gastronomy

Gastronomy is not merely about taste; it is the memory of cultures, the identity of cities, and the shared heritage of societies. A country’s cuisine reflects its history, geography, and lifestyle to the world. Therefore, gastronomy holds strategic importance in tourism, economy, social development, and cultural diplomacy. Mothers, as the main guardians of culinary traditions, play a major role in passing gastronomy on to future generations.

One of the most exciting moments of the event was the culinary competition. The first-place winner was a mother originally from Gümüşhane, who impressed the jury with the traditional Mardin dish “Kalbur Dolması.” The competition once again showcased the richness and diversity of Anatolian cuisine.

Throughout the program, many plaques, medals, and certificates of appreciation were presented to encourage participants. Special chef knives were also awarded to chefs who contributed significantly to the gastronomy field, adding prestige and meaning to the event.

Committee President Hülya Bektaş received great appreciation for her leadership, energy, and visionary approach that promoted women’s visibility in gastronomy. Coordinator Chef Kerem Çolban also played a vital role in the flawless execution of the event through his discipline, organizational skills, and dedicated efforts throughout the program.

Renowned chef consultant Ali Demir contributed significantly to both the organization and jury process by sharing his experience and motivating the participating mothers with his supportive attitude.

The jury members carried out meticulous evaluations by considering taste, presentation, and cultural authenticity. Their encouraging and professional approach elevated the prestige and quality of the event.

This meaningful organization in Sancaktepe successfully combined the spiritual value of Mother’s Day with the richness of gastronomy culture, once again demonstrating the productive power of mothers in society. Participants left the event with unforgettable memories and a strong sense of unity and solidarity.

yilmazparlar@yahoo.com

4 Nisan 2026 Cumartesi

Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da-Yılmaz Parlar

  Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da

Volarik Şarapları Görkemli Lansmanla Tanıtıldı

İstanbul’da Bir İlk, Czech Wine Challenge ile Çek ve Moravya Rüzgârı

Çek Cumhuriyeti’nin köklü şarap kültürü, İstanbul’da düzenlenen prestijli bir lansmanla şarap tutkunlarıyla buluştu. Vinařství Volařík Mikulov firmasına ait Volarik şaraplarının tanıtımı, 3 Nisan 2026 Cuma akşamı Caddebostan’daki Catch Restaurant ev sahipliğinde ve Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu himayelerinde gerçekleştirildi.



Gecede, İstanbul’da ilk kez düzenlenen Czech Wine Challenge etkinliği kapsamında Çek ve Moravya şarapları davetlilere sunuldu.

Başkonsolos Olga Hajflerová’dan Anlamlı Açılış Konuşması
Gecenin açılış konuşmasını Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová yaptı. Konuşma, Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik tarafından Türkçeye çevrildi.

Hajflerová konuşmasında, Çek ve Moravya şarapçılığının 9. yüzyıla uzanan köklü geçmişine vurgu yaparak, bu zengin mirası İstanbul’da tanıtmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Ayrıca davetlilere sunulan şarapların, 1794’ten bu yana üretim yapan Květná cam atölyesinde el işçiliğiyle hazırlanan özel kadehlerde servis edilmesi geceye ayrı bir zarafet kattı.



Volarik Şaraphanesi

Gelenekten Geleceğe Uzanan Bir Başarı Hikayesi
Mikulov bölgesinin önemli üreticilerinden Vinařství Volařík, kökleri II. Dünya Savaşı dönemine uzanan bir aile geleneğini temsil ediyor. Markanın modern yolculuğu ise 2007 yılında, kurucu Mühendis Miroslav Volařík ile başladı.

Toplam 80 hektarlık bağ alanına sahip olan şaraphane, bunun 4,2 hektarında organik üretim gerçekleştiriyor. Özellikle beyaz şaraplarıyla öne çıkan marka; terroir (toprak karakteri) odaklı üretim anlayışıyla dikkat çekiyor.



Kotelna, Zelezna, Orechova Hora, Vestonsko ve Purmice gibi özel bağlardan elde edilen şaraplar; aroma, denge ve karakter açısından uluslararası arenada önemli başarılar elde etmiş durumda.

Şaraphane; “Yılın Şarap Üreticisi”, “Şarap Kralı” ve “Valtice Şarap Pazarı Şampiyonu” gibi prestijli ödüllerle kalitesini kanıtladı.



Bağlardan Sofralara

Seçkin Üzüm Çeşitleri
Volarik’in üretiminde öne çıkan başlıca üzüm çeşitleri arasında:
Welschriesling, Riesling, Grüner Veltliner ve Pálava yer alıyor.



Bunun yanı sıra Chardonnay, Sauvignon, Merlot, Pinot Blanc, Gewürztraminer ve Blaufrankisch gibi geniş bir yelpazede üretim yapılması, markanın çeşitlilikteki gücünü ortaya koyuyor.



Diplomasi ve Lezzetin Buluştuğu Gece

Gece boyunca Başkonsolos Yardımcısı Rene Danek, asistan Jakub Dluhosch ve Tolga Çevik’in konuklarla birebir ilgilenmesi, etkinliğe samimi ve sıcak bir atmosfer kazandırdı.

Etkinlikte toplam 11 farklı şarap tadımı gerçekleştirilirken, davetlilere diledikleri şişeyi deneyimleme imkânı sunuldu.



Radana Stahalova Volarik Şaraplarının Sırrını Anlattı

Vinařství Volařík’in Mühendisi ve İhracat Müdürü Radana Stahalova ile gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, markanın üretim felsefesi ve üzüm çeşitliliği hakkında çarpıcı bilgiler paylaşıldı.

Stahalova, Volarik şaraphanesinin temel yaklaşımının “terroir odaklı üretim” olduğunu vurgulayarak, her bağın kendine özgü karakterini şaraplara yansıtmayı hedeflediklerini belirtti. Özellikle Moravya bölgesinin mikroklima avantajlarının, üzümlerin aromatik zenginliğini doğrudan etkilediğini ifade etti.

Stahalova, “Biz sadece şarap üretmiyoruz; her şişede toprağın hikâyesini, iklimin etkisini ve insan emeğini sunuyoruz” sözleriyle Volarik markasının ruhunu özetledi.

Kültür, Gelenek ve Lezzetin Kutlaması
Bu özel lansman, yalnızca bir şarap tanıtımı olmanın ötesine geçerek; Çek kültürü, tarih ve zanaatkârlığın modern yorumuyla İstanbul’da hayat bulduğu bir buluşma olarak hafızalara kazındı.

Gece, geçmiş ile geleceği birleştiren Çek ve Moravya şaraplarının onuruna kaldırılan kadehlerle son buldu.

yilmazparlar@yahoo.com

The Elegance of Czech Winemaking in Istanbul

Volarik Wines Introduced with a Grand Launch

A First in Istanbul: Czech and Moravian Breeze with Czech Wine Challenge

The rich wine culture of the Czech Republic met wine enthusiasts at a prestigious launch event held in Istanbul. Volarik wines from Vinařství Volařík Mikulov were introduced on the evening of Friday, April 3, 2026, hosted by Catch Restaurant in Caddebostan under the auspices of the Consulate General of the Czech Republic in Istanbul.

During the event, Czech and Moravian wines were presented to guests במסגרת the Czech Wine Challenge, organized for the first time in Istanbul.

A Meaningful Opening Speech by Consul General Olga Hajflerová

The opening speech of the evening was delivered by Olga Hajflerová, Consul General of the Czech Republic in Istanbul. The speech was translated into Turkish by Tolga Çevik, Head of Political Affairs and Press.

In her speech, Hajflerová emphasized the deep-rooted history of Czech and Moravian winemaking dating back to the 9th century, expressing pride in introducing this rich heritage to Istanbul.

Additionally, the wines served to guests in specially handcrafted glasses produced by the Květná glass workshop, with a history dating back to 1794, added an extra touch of elegance to the evening.

Volarik Winery
A Success Story from Tradition to the Future
Vinařství Volařík, one of the key producers of the Mikulov region, represents a family tradition rooted in the World War II era. The brand’s modern journey began in 2007 under the leadership of its founder, Engineer Miroslav Volařík.

With a total vineyard area of 80 hectares, 4.2 hectares of which are dedicated to organic production, the winery stands out particularly for its white wines and its terroir-focused production philosophy.

Wines produced from prestigious vineyards such as Kotelna, Zelezna, Orechova Hora, Vestonsko, and Purmice have achieved significant international success in terms of aroma, balance, and character.

The winery has proven its quality with prestigious awards such as “Winemaker of the Year,” “Wine King,” and “Valtice Wine Market Champion.”

From Vineyards to Tables
Distinguished Grape Varieties

Among the primary grape varieties used in Volarik’s production are:
Welschriesling, Riesling, Grüner Veltliner, and Pálava.

In addition, the production of a wide range of varieties such as Chardonnay, Sauvignon, Merlot, Pinot Blanc, Gewürztraminer, and Blaufrankisch highlights the brand’s diversity and strength.

A Night Where Diplomacy Meets Taste

Throughout the evening, Deputy Consul General Rene Danek, assistant Jakub Dluhosch, and Tolga Çevik personally engaged with guests, creating a warm and friendly atmosphere.

A total of 11 different wines were presented during the event, offering guests the opportunity to experience a wide range of flavors and choose their preferred bottles.

Radana Stahalova Reveals the Secret of Volarik Wines

In our exclusive interview with Radana Stahalova, Engineer and Export Manager of Vinařství Volařík, striking insights were shared about the brand’s production philosophy and grape diversity.

Stahalova emphasized that the core approach of the Volarik winery is “terroir-driven production,” aiming to reflect the unique character of each vineyard in every wine. She noted that the microclimate advantages of the Moravian region directly influence the aromatic richness of the grapes.

Summarizing the spirit of the brand, Stahalova stated:
“We do not just produce wine; in every bottle, we present the story of the soil, the impact of the climate, and human craftsmanship.”

A Celebration of Culture, Tradition, and Taste
This special launch went beyond being a wine introduction event, becoming a memorable gathering where Czech culture, history, and craftsmanship came to life in Istanbul through a modern interpretation.

The night concluded with glasses raised in honor of Czech and Moravian wines, symbolizing the connection between past, present, and future.

yilmazparlar@yahoo.com

14 Şubat 2026 Cumartesi

Gia Agirba’nın Khachapuri’si Guinness’e Göz Kırpıyor-Yılmaz Parlar

  

Gia Agirba’nın Khachapuri’si Guinness’e Göz Kırpıyor

Kültür Danışmanı Meri Diasamidze’nin Rehberliğinde Unutulmaz Bir Lezzet Yolculuğu

Gürcistan gezimizin en unutulmaz anlarından biri, Kültür Danışmanı Meri Diasamidze’nin zarif rehberliğiyle gerçekleşti.

Kendisi sadece kültürel bilgisiyle değil, bölgenin gerçek ruhunu hissettiren yönlendirmeleriyle de bizi en doğru adrese götürdü:

Foodhall Borani.

Efsanenin Sahibi, Gia Agirba ve Khachapuri Sanatı

Foodhall Borani’nin sahibi Gia Agirba, Batum’un gastronomi dünyasında adeta yaşayan bir efsane. Onu farklı kılan sadece Khachapuri yapması değil, onu bir ritüele, bir ustalık gösterisine dönüştürmesi.

Hamuru kendi elleriyle açıyor,

Her adımda yılların birikmiş tecrübesi hissediliyor,

Ortaya çıkan lezzet ise kelimenin tam anlamıyla Batum’un imzası.

Gia Agirba’nın 3 metre ve 11 metre uzunluğunda Khachapuri yaptığı fotoğrafları gururla göstermesi, aslında onun ne kadar büyük bir rekora göz kırptığını açıklıyor.

Guinness rekorunu için ilgili kimselere bidirmemiş olsa da, bu potansiyeli gerçekleştirmesi gerektiğini bizzat önerdim.

Çünkü onun elinden çıkan Khachapuri sadece yemek değil, kültürel bir miras.

Aynı Malzeme, Farklı Lezzet – Sır Nerede?

Khachapuri birçok yerde yapılabilir, malzemeler benzerdir: hamur, peynir, tereyağı…


Peki neden Gia Agirba’nınki bir başka?

Sır şunlarda gizli;

Ustalığın verdiği hamur tekniği – inceliği, dokusu, pişirme ustalığı

Doğru ısıyı ve zamanlamayı bilmek

Bölgenin kendi peyniriyle kurduğu bağ

En önemlisi, Aşkla ve gelenek bilinciyle pişirmek

İşte bu yüzden Batum’da güzel bir söz dolaşır:
“Batum’a gelip Gia Agirba’nın Khachapuri’sini tatmayan, Batum gezisini tamamlamamış sayılır.”

Bu söz, onun lezzetinin şehir kültürüne nasıl kazındığının en güçlü kanıtı.

Meri Diasamidze’ye Özel Teşekkür

Bu eşsiz deneyime vesile olan Kültür Danışmanı Meri Diasamidze, bölgede kültürel hizmeti ile gastronomiyi bir araya getiren özel bir isim. Misafirlerine sadece yer göstermiyor; bölgenin ruhunu, hikayesini, insanını tanıtıyor.
Onun sayesinde bu efsane lezzeti yerinde tattık ve Batum’un kalbini hissettik.

yilmazparlar@yahoo.com

Batumi’s Legendary Flavor

Gia Agirba’s Khachapuri is Winking at Guinness!

An Unforgettable Culinary Journey Guided by Cultural Advisor Meri Diasamidze

One of the most unforgettable moments of our trip to Georgia took place under the elegant guidance of Cultural Advisor Meri Diasamidze.
She led us to the right place not only with her cultural knowledge but also with her insights that allowed us to feel the true spirit of the region: Foodhall Borani.

The Master Behind the Legend: Gia Agirba and the Art of Khachapuri

Gia Agirba, the owner of Foodhall Borani, is practically a living legend in Batumi’s gastronomic world. What sets him apart is not only making Khachapuri but turning it into a ritual, a true display of craftsmanship.

He rolls the dough with his own hands,

You can feel years of accumulated skill in every step,

And the resulting flavor is nothing short of Batumi’s signature.

Gia Agirba proudly shows photos of the 3-meter and 11-meter Khachapuri he made, which clearly demonstrates how close he is to a remarkable record.
Although he has not officially submitted it to the relevant Guinness authorities, I personally advised him to pursue this potential.
Because the Khachapuri he creates is not just food, it is cultural heritage.

Same Ingredients, Different Taste – What’s the Secret?

Khachapuri can be made in many places, and the ingredients are similar: dough, cheese, butter…
So why is Gia Agirba’s Khachapuri different?

The secret lies in:

The dough technique shaped by mastery ,its thinness, texture, and precise baking

Knowing the right temperature and timing

The bond he creates with the region’s authentic cheese

And most importantly, cooking with love and a deep sense of tradition

This is why you hear a beautiful saying in Batumi:
“Anyone who comes to Batumi and hasn’t tasted Gia Agirba’s Khachapuri hasn’t truly completed their Batumi trip.”

This phrase is the strongest proof of how deeply his flavor has become embedded in the city’s culture.

A Special Thanks to Meri Diasamidze

Cultural Advisor Meri Diasamidze, who made this unique experience possible, is a remarkable figure bringing together cultural service and gastronomy in the region. She does not merely guide her guests to locations; she introduces them to the soul, the story, and the people of the region.
Thanks to her, we tasted this legendary flavor at its source and felt the heart of Batumi.

yilmazparlar@yahoo.com  



#GiaAgirba, #Khachapuri, #Batum, #GeorgiaFood, #FoodhallBorani, #MeriDiasamidze, #Gastronomi, #GürcistanLezzetleri, #TravelGeorgia, #BatumYemek, #KhachapuriEfsanesi, #GastronomiRotası,

#Batumi, #GiaAgirba, #Khachapuri, #FoodhallBorani, #GeorgianCuisine, #BatumiFood, #MeriDiasamidze, #CulinaryJourney, #GeorgianGastronomy, #TasteOfBatumi,


7 Ekim 2025 Salı

GastroShow 2025’te Göze çarpan Stantlar-Yılmaz Parlar

  

GastroShow 2025’te Gastronomi ve Sağlık Bir Arada

Bu yılki GastroShow 2025, “Sağlık” temasıyla bir gastronomi şöleni niteliğindeydi; hem lezzeti hem yenilikçi fikirleriyle öne çıkan stantlar ve sürpriz uygulamalarla katılımcıların beğenisini kazandı.

Başkanlığını Gürkan Boztepe’ nin Yaptığı GTD Gastronomi Turizm Derneği tarafından düzenlenen, GastroShow 2025, bu yıl “Sağlık” temasıyla 6 Ekim 2025 Pazartesi günü Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’da gerçekleştirildi.

Lezzet, Teknoloji ve Yerel Zenginlikler Sahneye Çıktı

Öne Çıkan Stantlar ve Sürpriz Sunumlar

VitaMarin/ Öz Sağdıçlar Balıkçılık
Türkiye’nin deniz ürünleri tedarikçilerinden biri olan Öz Sağdıçlar Balıkçılık, Horeca kanalına yönelik toptan balık temininde sektöründeki konumunu pekiştirdi.

Ancak fuarda sadece tedarik vurgusu yoktu: alabalık yetiştiriciliği ve ihracat faaliyetleri ile sürdürülebilir üretim anlayışını sergilediler; “tazelik, kalite, sürdürülebilir üretim” gibi kavramları stant iletişimlerinde öne çıkardılar.

Kalbur Et Kebap
İstanbul Ümraniye’de 15 yıldır hizmet veren Kalbur Et Kebap, geleneksel Türk mutfağını modern çizgilerle buluşturdu. Özellikle Adana satır kıyması, küşleme, mini biftek, incik, tandır ve Kars-Ardahan yöresinin doğal ortamda yetişen kaz etiyle hazırlanan özel tarifleriyle ziyaretçileri etkilemeyi başardı.

Mekânın mimari kimliği ve atmosferi, kurucusu Metin Akdemir ile mimar eşi Merve Akdemir’in ortak vizyonuyla şekillenmişti.

Psikolog Didar Bademci
Fuar bağlamında pek sık rastlanan bir yaklaşım: Psikoloji teması. Didar Bademci’nin stantında, “insan sağlığı ve beslenme-duygu ilişkisi” odaklı mesajlar, stres, yeme bozuklukları ve psikolojik direnç üzerine kısa bilgilendirmeler yer aldı.

Eğitimli danışmanlık hizmeti veren Didar Bademci, fuar süresince ziyaretçilerin sorularını yanıtlayarak “Sağlık = Fiziksel + Ruhsal Denge” hattında farkındalık yarattı.

Armiya Teknoloji
Teknoloji sponsoru olarak fuarda dikkat çeken Armiya Teknoloji, giriş alanında Geçiş360 yazılımı ile entegre turnike geçiş kontrol sistemini sundu. Dijital QR kodlu yaka kartlarıyla hızlı, güvenli bir geçiş deneyimi sağlandı.

Ayrıca çok şubeli işletmelere yönelik CharismaFMS Yönetim Yazılımı, stant ziyaretçilerinden büyük ilgi gördü. Hem geçiş teknolojileri hem de dijital yönetim çözümleri ile Armiya, fuar boyunca “öne çıkan markalar” arasında yer aldı.

Ayıntap Baklavaları
Gaziantep merkezli Ayıntap Baklava (Ayıntap Baklavaları), stantta geleneksel Antep baklavasını hijyen ve kalite vurgusu ile sergiledi. 1984’ten bu yana üretim yapan firma, kalite standartlarını koruyan üretim süreçleriyle Türkiye’nin farklı bölgelerine ve yurtdışına yayılma hedefiyle biliniyor.

Erzurum Belediyesi / Erzurum Mutfağı
Erzurum’dan gelen ekip, kent kahvaltısı kültürünü ve yöresel ürünlerle gastronomi kimliğini öne çıkardı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönemde düzenlediği Erzurum Kahvaltı Festivali örnek gösterilerek, 55 yöresel ürünle tanıtıma çıkan stant, ziyaretçilerden hayranlık aldı. Erzurum mutfağının zenginliği, coğrafi işaretli ürünleri ve kahvaltı çeşitliliği ile tanıtıldı; gastronomi üzerinden şehir markalaşmasına yaptıkları vurgu dikkat çekiciydi.

Maraş Dondurması Showu
GastroShow’da adeta görkemli bir “dondurma sahnesi” kuruldu: kilolarca Maraş dondurması, döner kebap formunda asılarak kesilip ikram edildi. Bu sunum, ziyaretçilerin ilgisini çektiği gibi basında da geniş referans buldu.

Maraş dondurması, uluslararası gastronomi platformu TasteAtlas tarafından “Dünyanın En İyi Soğuk Tatlısı” seçilmişti. Bu unvan, fuardaki görsel ve tat deneyimiyle uyumlu şekilde ziyaretçilerde “gurur ve merak” duygusu yarattı.

Bu yılki GastroShow, “sağlık” temasıyla yalnızca yemek sunumlarını değil, gastronomi, psikoloji, teknoloji ve yerel kültür harmanını bir sahnede topladı.

Ziyaretçiler hem damaklarına hem de zihnine hitap eden içeriklerle karşılaştı. Stant sahipleri inovatif yaklaşımlar ve estetik sunumlarla dikkat çekti.

Bu tür etkinliklerin gastronomi turizmi açısından hem şehir markalarını hem yerel üreticileri beslediğini, kültürel mirası canlı tuttuğunu bir kez daha gördük.

yilmazparlar@yahoo.com

Interfresh Eurasia 2026-Yılmaz Parlar

   Interfresh Eurasia 2026 Fuarcılık Türkiye’nin Üretim ve İhracat Gücünü Dünyaya Taşıyor  Interfresh Eurasia 2026, 80’in Üzerinde Ülkeden A...